Published On: Mon, Feb 28th, 2011

Wisconsin İsyanının Perde arkası


Share This
Tags

Temsilciler Meclisi üyesi Paul Ryan geçen hafta, Wisconsin’deki sendikaları zayıflatmaya çalışan yeni Vali Scott Walker aleyhindeki protesto gösterileri hakkında farkında olmayarak yerinde bir benzetme yaptı.

Ryan hafta boyu süren ve geçen hafta sonu Cumartesi günü büyük bir kitleyi toplayan gösteriler için, “Adeta Kahire’yi Madison’a taşımışlar” dedi. Bu, Ryan için çok akıllıca bir söz değildi. Çünkü kendisi gibi Cumhuriyetçi olan Walker’ı, Hüsnü Mübarek ile karşılaştırmayı galiba amaçlamamıştı.

Veya belki de amacı buydu. Ne de olsa, içlerinde Glenn Beck, Rush Limbaugh ve Rick Santorum’un da bulunduğu birçok tanınmış muhafazakâr, Mısır’daki ayaklanmayı kınayarak Başkan Obama’nın Mübarek rejimine yönelik ayaklanmayı bastırması için yardım etmesi gerektiğini söylemişti. Ancak Ryan her halükârda, sandığından daha haklıydı. Çünkü Walker’ın sadece mali açıdan sorumlu davranmaya çalıştığı bahanesine rağmen, Wisconsin’de yaşananlar eyalet bütçesinden ziyade nüfuzla ilişkili.

Walker ile taraftarlarının yapmaya çalıştığı, Wisconsin’i (ve en sonunda ABD’yi) işleyen bir demokrasiden çok üçüncü dünya usulü bir oligarşiye çevirmek. Bu yüzden, zenginlerin siyasi gücüne karşı bazı önlemler almamız gerektiğine inanan herkes, bu göstericileri desteklemeli. Önce biraz bilgi vereyim: Karşılaştığı zorluklar çoğu eyalettekilere kıyasla daha hafif olmasına rağmen, Wisconsin gerçekten de bir bütçe kriziyle yüz yüze.

Zayıf ekonomi nedeniyle gelirler azaldı. 2009 ve 2010′daki açıkları kapatmayı sağlayan federal teşvik fonları da artık yok. Bu durumda, eyaletteki memurların vereceği parasal tavizlerin de dâhil olduğu ortak fedakârlıklar için çağrıda bulunmak mantıklı geliyor. Aslında sendika liderleri de bu tür tavizler vermeye hazır olduklarını gösterdi. Ancak Walker, anlaşma yapmakla ilgilenmiyor. Bu kısmen, Walker’ın fedakârlıkları bölüşmek istememesinden kaynaklanıyor. Wisconsin’in korkunç bir mali krizle karşı karşıya olduğunu açıklarken bile, bu açığı daha da kötüleştirecek vergi indirimleri için bastırıyor.

Ama Walker, esasen çalışanlarla pazarlık yapmaktansa onların pazarlık yapma gücüne son vermek istiyor. Gösterilere yol açan yasa tasarısı, eyalet çalışanlarının çoğunun toplu pazarlık haklarını ellerinden alarak aslında kamu çalışanlarının sendikalarını bitirecek. Cumhuriyetçilere yakın bazı çalışanlar, manidar bir şekilde yasağın kapsamı dışında. Walker sanki yaptıklarının siyasi nitelikli olduğunu gözler önüne seriyor. Sendikaların gücü niçin kırılıyor?

Yukarıda belirttiğim gibi, bunun Wisconsin’deki mali krizi aşmakla bir ilgisi yok. Keza uzun vadede eyalet bütçesinin görünümünü iyileştirme olasılığı da düşük. Duymuş olabileceğinizin aksine, Wisconsin ile diğer yerlerdeki kamu çalışanları, karşılaştırılabilir niteliklere sahip özel sektör çalışanlarından daha az ücret alıyor. Bu yüzden maaşları daha fazla indirme imkânı yok. Yani konu bütçeyle değil nüfuzla ilişkili. Prensipte siyasi süreçlerimizde her Amerikalının söz hakkı var.

Tabii, gerçekte bazılarımız diğerlerinden daha eşit. Milyarderler bir lobici ordusunu sahaya sürebilir, siyasi konuları istedikleri gibi çarpıtacak düşünce kuruluşlarını finanse edebilir ve kendilerine yakın görüşlere sahip siyasetçilere para yardımı yapabilir. Kâğıt üzerinde herkesin birer oy hakkına sahip olduğu bir ülkeyiz. Ama aslında bir avuç zenginin egemen olduğu bir oligarşiye daha yakınız. Bu gerçek göz önünde bulundurulunca, zenginlerin nüfuzunu dengeleyebilecek kurumlara sahip olmamız önemli.

Sendikalar işte bu kurumların en etkililerinden birisi. Sendikaları sevmek veya siyasi duruşlarının her zaman doğru olduğuna inanmak zorunda değilsiniz. Siyasi sistemimizde, zenginlere karşı işçilerin ve orta sınıf Amerikalıların çıkarlarını temsil eden az sayıdaki etkili aktörden birisi olduklarını da kabul etmek zorunda değilsiniz. Aslında ABD son 30 yılda daha oligarşik ve daha az demokrat bir hale geldiyse (ki geldi) bunun en önemli nedeni, özel sektördeki sendikaların gerilemesidir.

Walker ve destekçileri şimdi kamu çalışanlarının sendikalarından da kurtulmaya çalışıyor. Burada biraz gizli alay var. Gerek Wisconsin’deki gerekse diğer eyaletlerdeki mali krize büyük ölçüde, ABD’deki oligarşinin artan gücü neden oldu. Sonuçta, finans sektöründe liberalleşme için bastırarak 2008-2009 krizine zemin hazırlayanlar, halk değil zenginlerdi. Mevcut bütçe sorunlarının asıl nedeni, bu krizin sonuçlarıdır. Sağ siyasetçiler şimdi bizzat bu krizi suiistimal etmeye çalışıyor ve oligarşinin nüfuzuna karşı durabilecek son engeli tasfiye etmek için kullanıyor. Bu durumda sendikalara yönelik saldırı başarılı olur mu? Bilmiyorum. Ama halkın, halk tarafından halk için yönetimini önemseyen herkes, bunu umut etmeli.

PAUL KRUGMAN

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • MySpace
  • email
  • Live
  • Webnews.de
  • Add to favorites
  • FriendFeed
  • MyShare
  • Google Buzz
  • RSS

Yorum Yaz

About the Author

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>