Published On: Fri, Feb 4th, 2011

İnce Bir Hikaye


Share This
Tags

Son yılların en aktif millet vekillerinden birisi o. Meclis’de yaptığı konuşmaları, paylaşım sitelerinde izlenme rekorları kırıyor. Gittiği her yerde bir lider gibi karşılanıyor. Bazen söylemleriyle iktidara bazen de bizzat kendi liderine muhalif oluyor. O CHP’nin özgür adamı: MUHARREM İNCE

Öyküsü ise adeta herkese örnek olacak cinsten. Muharrem İnce CHP’de tabandan yetişen bir siyasetçi. Önce gençlik kolları, sonra ilçe ve il yöneticilikleri, sonra il başkanlığı ve sonra da millet vekilliğine uzanan bir öykü onunkisi… Ama geldiği noktaya hiç de kolay gelmemiş.. Daha doğrusu diğerleri gibi tepeden inme ya da telkinlerle milletvekili olmadı Muharrem İnce… Adeta tırnaklarıyla kazıdı bugünleri..

2002 yılına dönelim… CHP’nin pek de şansının olmadığı bir ilden, o ilin bir öğretmeni aday oluyor milletvekilliği için CHP’den. Adı Muharem İNCE… Yalova’da yıllarca öğretmenlik yapmış hemen hemen ilkdeki tüm gençlerin yakından tanıdığı ve sevdiği bir öğretmen. Bir de dershanesi var. Tabiki siyasetçi kimliği de olunca dersane koridorları sık sık çocuğunu parası olmadığı için dersanelere yazdıramayan velilerle doluyor. Hepsi ricacı İnce’den.. Kimi partili kimi hiçbir zaman oy vermeyeceklerden. Çocuğumu okut diyor hepsi. Kıramıyor. Neredeyse dersanenin yarısı maddi imkanları yetersiz gençlerle dolu. Adeta bir anme hizmeti veriyor.

Seçimler yaklaşıyor bu arada. İnce aday olmaya karar veriyor. Tartışmalar da beraberinde. Dönemin en popüler kişilerinden ve Yalova’da çok sevilen birisi daha var ona rakip olan o günlerde. Daha doğrusu halk onu istiyor. Aksa fabrikasının eski genel müdürü Selçuk Ergin. Ama tam da o günlerde Selçuk Ergin yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamıyor ve hayata veda ediyor. Ve Muharrem İnce’nin belkide önlenemez yükselişi o günlerde başlıyor. Adaylığı kesinleşiyor. Ama bir problem var. Hem CHP Yalova’da yok denecek kadar az, hem de Muharrem İnce’nin rakiplerine oranla bütçesi çok kısıtlı. Zira bir tarafta seçime tirilyonlar harcayacak olan eski Bakan Yaşar Okuyan diğer tarafta iktidara gelmesi neredeyse kesin olan ve su gibi para harcayan Ak Parti adayları… Ve tabiki yine Yalova’nın diğer köklü siyasetçileri. Tabi birde bu kentten vekil çıksaramayız diyerek bütçetisin neredeyse sıfıra indiren bir CHP genel merkezi…

İnce’nin işi hayli zor. Partisinde bile seçime dair bir inanç yok o günlerde. Ama İnce’nin inancı başka. Gençler, öğrencileri, dostları, arkadaşları hatta köylüleri yanında. Köylüleri demişken Muharrem İnce’nin çocukluk ve gençlik yıllarını Yalova’nın Elmalık köyünde çobanlık yaparak geçirdiğini de belirtelim. Bu köy aynı zamanda Yalova’nın siyasetçi fabrikası. Eski belediye bşakanları, milletvekilleri hep bu köyden çıkıyor. Yalova’nın en köklü 2 ailesi Yalova siyasetini yıllardır döndürüyor bu köyden. Ve şimdi bu köyden bir başka kişi bu hegemonyayı kırmak için ön plana atılıyor.Üstelik en genci içlerinde…

Az önce söylemiştim kısıtlı bir bütçe diye. Birkaç seçim minübüsü kiralanıyor. Bazıları rica minnet, bazıları ise toplanan paralarla. Yanlış hatırlamıyorsam 3 minübüs var. Öyle otobüs falan değil. Bildiğiniz ticari minübüslerin biraz uzunu.. Ses tesisatları döşeniyor. Muharrem İnce ve CHP çıkartmaları minibüslere yapıştırılıyor. Ve kampanya başlıyor. Hemde nasıl bir kampanya. Bir tarafta ünlü sanatçıları getirip konserler verdirenler diğer tarafta altınlar, erzaklar dağıtınlar ve bu tarafta da Muharrem İnce, gençleri, kadınları…

Kiralanılan seçim bürosundan başlıyor her sabah geziler. Önde Muharrem İnce, arkada partililer, gençler, kadınlar. Tabana kuvvet Yalova’nın dört bir yanı, ev ev, sokak sokak geziliyor. Yorulmak yok. Durmak, duraksamak, soluklanmak yok. Her kahveye, her eve gidiyor konuşuyor Muharrem İnce. Kimi yerde 3 kişiye, kimi yerde 10 kişiye. Yılmadan usanmadan anlatıyor yapacaklarını. Destek istiyor, oy istiyor. Sokakta gördüğü herkese sarılıyor, öpüyor. Zira birçoğu ya öğrencisi ya da öğrencisinin ailesi. Aslında seviliyor Yalova’da Muharrem İnce. Ama o güne kadar Yalovalı hiç düşünmemiş onu milletvekilliği için. Hele birde popüler isimler aday olunca kimse İnce’ye kazanacak gözüyle bakmıyor.

Ama İnce yılmıyor. Gece gündüz demeden dolaşıyor Yalova’yı. Bazen gecenin köründe bir köy meydanında köylülere sesleniyor, bazen sabahın köründe bir kafede kahvaltı yapanlara. Her geçen gün İnce’nin arkasındaki kalabalık artıyor. Onlarla ifade edilecek yürüyüşlerden, yüzlere çıkartıyor popüleritesini. Sonra binler oluyor. Hergün ama aralıksız hergün yürüyor arkasındakilerle. Bakın diyor arkamdakilere. Onlar bana güveniyor peşimden geliyor siz de gelin diyor. Günler geçiyor seçim yaklaşıyor İnce son darbeye hazırlanıyor. En ücra mahalleleri,sokakları, köyleri gezen İnce o güne kadar kimsenin yapamadığı birşeyin peşinde. Seçim yasaalarına saatler kala son darbeyi indirecek rakiplerine. Ama kimse onun aklındaki planları bilmiyor. Belkide diğer adaylar kazanmış olmanın rehaveti içerisinde son günü dinlenerek geçiriyor. Ve o gün gelip çatıyor. İnce’nin seçim bürosunda binler buluşuyor. Ellerde meşaleler, bayraklar, pankartlar yürüyüşe geçiyorlar. Yalova’yı tam bir tur dönüp şehir merkezinde bitecek görkemli bir yürüyüş. Bir gövde gösterisi oluyor İnce için. Karanlığı delen meşelaler ve yine en önde cesur adam Muharrem İnce… Seçim günü gelip çatıyor. Heyecanlı bir bekleyiş İnce’nin bürosunda. Bazı partililer hiç oralı bile olmamış. Gelmemiş bile kazanamayacağız diye büroya. O rezaleti görmek istememişler kendilerince. Ama İnce ve sevenleri büroda gergin ve heyecanlı bir bekleyiş içinde. Dile kolay ayların gerçek yorgunluğu.. Sokak sokak, mahalle mahalle gezilen bir kentin şimdi vefa borcunu ödeme zamanı..

Sandıklar açılıyor, Türkiye genelinde Ak Parti oyları silip süpürüyor. CHP ise 2. parti görünümünde. Yalova’da ise işler karışık, AK Parti adayları önde gidiyor. Sık sık seçim kuruluna geliyor Muharrem İnce.. Telaşlı ve bir o kadar da heyecnalı sözlerle soruyor seçim kurulu görevlilerine: nasıl gidiyor? Aldığı cevap iç açıcı değil: Sizin için kötü… Ama oy sayımının sonlarına doğru İnce’nin hesapları tutmaya başlıyor. Dışarıda rakipleri kutlama yaparken kendi köyü ve Yalova’nın birkaç mahallesi İnce’yi hayal kırıklığına uğratmıyor. Kıl payı da olsa İnce, Ak Parti millet vekiliyle beraber adını Yalova’nın millet vekili olarak yazdırıyor TBMM’ye.. Seçim bürosunda yaşanan sevinç görmeye değer… Telefonlar, bayraklar, bardaklar, çanaklar havada uçuşuyor. 15 dakika önce 30 kişinin olduğu büro bir anda yüzlerce insanla dolup taşıyor. Herkes birbirine sarılıyor. Tüm sevenleri bir yumak oluyor İnce’nin etrafında.. Ayların yorgunluğu sonunda meyvesini veriyor…

İnce ilerleyen günlerde mazbatasını da alıyor seçim kurulundan. Ve bir karar veriyor yine Yalova’nın özgür vekili.. Yalova’dan çıkana kadar yürüyeceğiz diyor. Yol uzun Ankara’ya… Kışın ortası. Hava soğuk. Ama çılgın İnce’yi durdurmak zor. Yine takıyor peşine binleri başlıyor yürümeye. Yalova’nın çıkışına geldiğinde duruyor herkes. Artık veda zamanı.. Tek tek sarılıyor herkese. Ve kendi kullanacağı arabasına binip Ankara’nın yolunu tutuyor. Şunu da hatırlatayım. Araba derken sıradan bir otomobil. Bir Ford Focus pek de bakımlı olmayan. Yani Ankara’ya uçakla ya da lüks otomobilleriyle gidenlerden değil o… Halkının içinden çıkan bir öğretmen… Seçim çalışmalarını çay simitle yapan.. Nazım şiirlerini ezbere bilen.. Tanısın tanımasın memleketindeki her cenazeye, her düğüne giden… Sevdiklerinin dostlarının ricalarını kıramayan.. En yoğun zamanında bile benim doğum günü partime gelir misiniz diyeni geri çevirmeyen, hatta birde doğum günü partisinde baş rolü üstlenip şiirleriyle geceye damgasını vuran bir adam… Dahası da var… Bir de şiir kitabı çıkarıp geliriyle köyüne hizmet getiren bir adam Muharrem İnce.. Köyündeki samanlığın üzerine kendi seçim kampanyasında CHP bayrağını asarken hatırlıyorum onu… 10 gün sonra millet vekili olacak bir adamın belkide en büyük hayali.. Doğduğu büyüdüğü ve hayvan güttüğü ahıra hayatını adadığı partinin bayrağını asmak…

Ve belki yanlış anlaşılacak bir tespit benden. O, meclisde sayın denilmesi en zor milletvekili… Çünkü o kadar halktan o kadar yakınki herkese küçüklerin abi dediği büyüklerin ise ismiyle hitap ettiği bir kişilik… Sayın kelimesi onu birazcık uzaklaştırıyor gibi geliyor bana… Gelelim meclis dönemlerine İnce’nin… Yazının başında söyledim özgür vekil diye.. Bir dönemin sol söylemiyle tam bağımsız Muhrrem İnce o.. Doğru bildiğini öleceğini bilse söyler, karşısındaysa bunu gizlemez… Meclise hızlı bir giriş yapıyor.. Her konu da kürsüde.. Her derde derman adeta.. Yalova ile meclis arasında mekik dokuyor… Bir gün Yalova’da bir gün meclisde.. Dün televizyonda izliyorsunuz ertesi gün karşınızda buluyorsunuz.. Oysa seçim bitmiş.. Vekil seçilmiş.. Herkes beklerki arazi şartlarına uyum sağlasın, onu gören hak getire… Ama öyle değil… Yalova’lılar akın akın Ankara’ya gidiyor… 2 vekili var Yalova’nın.. Diğerini bulana aşk olsun.. Muharrem İnce ise diğerine gelenleri de ağırlıyor… Mahçup kalmak istemiyor kimseye.. En lüks restaurantlara götürüyor konuklarını… Hatta bir yemeğe maaşının yarısını verdiğini bilirim.. Daha sonra o ayı nasıl çıkardığını da burada söylemeyeceğim.. Ama her memur gibi desem yeridir…

Dili keskin İnce’nin.. Lafını sakınmıyor hiç kimseden… Meclis Yalova arası mekik dokurken CHP’de kurultay yaklaşıyor. Hani o hepinizin bildiği malum olaylı kurultay. İnce aykırı, asi ve özgür.. Herkes bekliyorki ya Baykal ya Sarıgül… İnce Yalova’da hemen bir yoklama yaptırıyor.. Delegeler üyeler ne diyor diye… Ve sonuç çıkıyor.. İnce’nin desteği Livaneli’ye… Hoppala diyor herkes.. Nereden çıktı Livaneli… Diyorum ya İnce’nin ruhu özgür… Bu partiyi kim sola çeker diye düşünüyor taşınıyor Livaneli diyor.. Birkaç arkadaşını daha yanına alarak Livaneli’yi aday yapıyor.. Kongre günü gelip çatıyor o da ne.. Livaneli tüzük barajına takılıyor aday bile olamıyor… Tehlike çanları İnce için çalmaya başlıyor. Baykal kurultayı kazanıyor neredeyse yeni vekil İnce’nin ipi çekilmek üzere… İçeriğini benim de pek bilmediğim bir konuşma geçiyor Baykal’la aralarında… Ve o konuşmadan sonra Baykal İnce’ye bulaşmıyor bir daha… Benim kanımca müthiş hatipliği ile Baykal’ı bile kendinden geçirdi İnce… Aylar yıllar geçiyor İnce sanki 40 yıllık vekil gibi meclis de fırtınalar estiriyor.. Yalovalı ona o Yalova’lıya hasret kalmıyor… Ve bir sonraki seçime artık çok çalışmasına gerek de kalmıyor..

Çünkü Yalova halkı bu güne kadar kendisini meclisde en iyi temsil eden kişinin yeni notunu da veriyor, İnce’yi kince kez meclise gönderiyor… İnce yine hız kesmiyor… O bildiğiniz duyguğunuz çıkışlar konuşmalar ardı ardına geliyor.. Grup başkanvekili oluyor en sonunda… Tırnaklarıyla kazıdığı yerleri bir bir aşıyor.. Çünkü o gerçek bir CHP’li… Çünkü o gerçek bir Atatürk’çü… Çünkü o 68 gençliğinin ruhunu içinde taşıyan gerçek bir devrimci.. Onu üniversite öğrencileriyle bir eylemde görürseniz sakın ha şaşırmayın.. Ya meclis ona yetmiyordur ya da adrenalin az geliyordur… Muharrem İnce şimdi ise bu yönetimle ters görünüyor… Ama bildiğim bir gerçek var… Ne Baykal’ın yönetimi ne de Kılıçdaroğlu’nuın yönetimi henüz İnce’yi anlayamadı… Oysa onun içindeki ateş elbet birgün onları da kavuracak… Kimbilir Muharrem İnce’yi birgün CHP’nin başında görürsek hiç şaşırmayacağım… Belki de daha ileri de Başbakan olarak.. Ama henüz erken… Çünkü o tırnaklarıyla kazıyarak gelecek o yerlere….

Armağan Yılmaz

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • MySpace
  • email
  • Live
  • Webnews.de
  • Add to favorites
  • FriendFeed
  • MyShare
  • Google Buzz
  • RSS

Yorum Yaz

About the Author

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>