Muz Cumhuriyeti’nin Çocuğu Oluyor

Armağan Yılmaz yazıyor… (YENİ)
Türkiye nereye gidiyor sorusunu sanırım bugünlerde herkes birbirine soruyordur. Cevabını bulabiliyor musunuz bilmiyorum ama cevaptan öte olan biteni algılamak bile imkansız hale geldi herhalde. Geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren bir yasayla bir dizi terörist, katil, tecavüzcü cezaevlerinden özgürlüğe kanat açtı. Bunların içlerinde en dikkat çekici olanları ise Hizbullahçılar. Çok değil daha bundan birkaç yıl önce Türkiye’nin hafızasına kazınan o vahşet görüntülerinin mimarları her birisi.
Domuz bağıyla öldürülen çoluk çocuk, kadın erkek suçsuz günahsız insanlar. Diri diri toprağa gömülenler. Kafası kesilenler. Kafalarının arkasına kurşun sıkılınlar. Mezar evler vs.. Hepiniz hatırlarsınız o günlerde Türkiye’yi birden bire saran korkuyu. Birileri müslümanlık adına cinayetler işliyor, hatta din alimlerini, yazarları ve hedef gözetmeksizin önüne gelen herkesi öldürüyor ve gömüyor. Yaptıklarının hepsini de kameraya çekiyor. Sonra bir operasyonla bunu yapanların büyük bölümü yakalanıyor, liderleri ise polisle çatışmada öldürülüyor. Türkiye birden bire rahatlıyor. Artık sokakta elini kolunu sallayarak gezen cani katiller yok. Artık insanları dini inanış biçimleri yüzünden öldüren psikopatlar içeride. Derin bir oh çekiyoruz herbirimiz.
Aradan yıllar geçiyor. Türkiye’nin kokuşmuş hukuk düzeni işlemiyor, mahkemeler gecikiyor. Ama nihayetinde kararlar veriliyor ve bu canilerin her biri müebbet hapis cezalarına çarptırılıyor.
O da ne…
Bu canilerin avukatları temyize gidiyor. Süreç uzuyor. Ceza kesinleşmiyor bir türlü.
Ve son…
Birden bire hükümet devreye giriyor ve geçtiğimiz yıl bir yasa çıkarıyor. Bunu erteliyor. Ve bu yasa 1 ocak 2011 itibariyle yürürlüğe giriyor. Yasa gereği cezaları kesinleşmediği için 10 yıldan uzun süredir tutuklu bulunan herkesin serbest bırakılacağı ortaya çıkıyor. Buraya kadar herşey kulağa hoş geliyor.
Öyle ya bir mahkeme 10 yıldır yargıladığı bir adamın suçunu hala kanıtlayamadıysa artık o adamın tutuklu olması insan haklarına aykırı. Tabi bu norm ‘muz cumhuriyeti’nde değil hukuk sistemi düzgün işleyen, polisi öğrenci dövmek, muhalif toplamaktan başka işler de yapan, savcılarının önüne geleni içeri tıkmadığı, hükümetlerinin kendi gibi dülşünmeyen herkesi sindirdiği ülkeler için geçerli. Yani “Muz Cumhuriyeti” için geçerli değil. Ve yasa gereği yukarıda saydığımız teröristler bir bir dışarı çıkıyor. Üstelik dosyaları Yargıtay’da beklerken. Yani her an cezaları onanacakken. Cezaevi çıkışında canileri yüzlerce insan karşılıyor davul zurnalarla. Bu sahne bizlere pek yabancı gelmiyor. Malum, Türkiye’de davul zurnayla terörist karşılamak moda oldu.
Sonuç olarak artık bu teröristler dışarıda. Her biri onlarca cinayetten suçlu bulunmuş caniler, şimdi ellerini kollarını sallayarak, o cinayetleri işledikleri yerlerde, cinayetlere kurban giden insanların ailelerinin korku dolu bakışları arasında özgürler. Bir de avukatları var bunların. Birden bire peydehlanan tv’lerde. İsmini zikretmeyeceğim bu şahsiyetin. Zaten isminin de bir önemi yok. Çünkü onun gibi düşünen ve tv’lerde boy gösteren onlarcası var. Bu avukat televizyonlara çıkıyor ve konuşuyor bu aralar bol bol. Geçtiğimiz gün NTV’de izledim kendisini. Diyorki bu kıymeti kendinden menkul avukat, 2012′de Öcalan da serbest kalacak. Suçlu devlet, suçlu şu suçlu bu.. Kibarlığımı bozmamak için fazla birşey söylemek istemiyorum.
İnsanları vahşice öldüren yaratıkları savunan avukat, her konuşmasında müvekkillerinin yaptıklarını görmezden geliyor elbet. Üstelik müvekkillerin suçları kanıtlanmış olmasına rağmen. Ancak tv’lerde gezip, şaklabanlık yaparak neredeyse burktuğu ayağının hesabını devletten sormayı da boş geçmiyor bu avukat. Her konuşmasında Kürdistan diyor. Atatürkçülere saldırıyor. Hatta biraz daha ileri gidip bu ülkenin ismi Türkiye değil bize zorla kabul ettirdiler diyor bu ismi.
NTV spikeri soruyor.
Bu kişiler emniyete gidip imza veriyor mu? Cezaları onanırsa teslim olacaklar mı?
Cevap gayet net. Tabiki hayır. Kaçmak onların en doğal hakkı. Üstüne bir de ekliyor. Binlerce firari var bu ülkede diyor.
Tabi ya. Çünkü orası Muz Cumhuriyeti. Eli kanlı caniler, katiller, teröristler sürüsü kaçacak. Ellerini kollarını sallayarak dışarıda özgürce gezecek. Kim bilir daha kaç kişiyi öldürecek. Ve daha korkuncu ne biliuyor musunuz. 2012′de Öcalan içeriden çıkarsa hiç şaşırmayacağız. Ama bu ne yaman çelişkidir ki Hizbullahın öldürdüğü insanlar mezarda, katilleri dışarıda. Öcalan’ı Türkiye’ye getiren askerler içeride, teröristler dışarıda. Teröristlerin gerçek yüzünü gün ışığına çıkaranların her biri ya mezarda ya içeride. Bu ne tesadüf. Bunların hepsi son 8 yılda oldu. Ve yine ne hikmetse Ergenekon davasında savcı kesilen Başbakan, söz konusu Hizbullahçılar olunca lal kesiliyor. Hükümetten ses yok. Yorum yapan yok. Topu atıyorlar Yargıtay’ın kucağına. Sanki kanunu Yargıtay çıkardı. Sanki önüne gelen herkesi Yargıtay içeri attı ve yargıyı kilitledi.
Ve işin en korkuncu, bir tarafta 30 bin insanın canına mal olmuş Pkk ve onun canileri, diğer tarafta yüzlerce insanı canice öldürmüş, insanların dini duygularını sömüren Hizbullah ve onun canileri. Her ikisi de Kürtleri temsil ettiğini söyleyen ve Kürtler üzerinden pirim yapan iki örgüt. Kürtleri sömürerek, malını mülkünü ve nihayetinde canını da alan iki sömürgen. Bir diğer tarafta da tüm bu olanlara göz yuman ve yine Kürt’leri oy deposu olarak gören ve sömüren bir Hükümet. Ve bir de o hükümetin çıkıp pişkin pişkin açıklama yapan bazı bakanları. Öngörüsüz, iş bilmez bir sürü politika kırıntısı. İşte Kürt’lerin ve Türk’lerin çıkmazı bu. Ne yazıkki o bölgede bu üçünden başka bir yapı yok. Koca bir bölge, koca bir halk bu üçlünün avuçlarında. Türkiye ırkçı ve radikal dinci teröristlerin insafına bırakılıyor. Tv’lerde silahları gömdüler mi gömmediler mi tartışmaları yapılıyor. Ama unutulan birşey var. Ölen binlerce insan. Birileri Türkiye’yi fütursuzca kaşıyor. Irklar, dinler ve mezhepler üzerinden tehlikeli bir oyunu, kendi çıkarları doğrultusunda sürdürmeye çalışıyor.
Ve sonuç olarak Türkiye gelecekte herşeye gebe. Hayırlı olsun ‘Muz Cumhuriyeti’nin Çocuğu Oluyor’






























