Published On: Tue, Nov 23rd, 2010

Türban Sorunu, Özgürlük Sorunu mu?


Share This
Tags

Mehmet Özgen Yazıyor… (YENİ)

Toplumsal sorunlar, genel olarak, toplumsal evrimin bir sonucu olarak ortaya çıkarlar. Örneğin; sanayileşme, kadının çalışma yaşamına katılmasının imkanlarını geliştirmiş, çalışan kadınlar görece ekonomik bağımsızlıklarını elde etmişler ve bu da, genel olarak kadın-erkek ilişkilerini, aile yapısını belirleyen erkek-egemen yapıyı ortaya çıkarıp bu yapının değişmesini koşullamıştır. Bu süreç, hem kadın özgürlüğü hareketinin doğuşuna yol açmış, hem de bu hareket süreci hızlandırmıştır. Dolayısıyla hukuksal normlar, toplumsal kurallar da buna göre değişim sürecine girmiştir.

Öte yandan bazı sorunlar ise, varolan toplumsal ilişki ve kültürü rededen bir ideolojik mücadelenin ürünü olarak ortaya çıkarlar. Türban sorunu bu kategoriden bir sorun. Toplumu İslamileştirmenin bir aracı olarak gündeme getirildi. Bu yüzden sorunu yalnızca üniversite kapısındaki genç kızların inançları gereği başlarını örtme özgürlüğü sorunu olarak görmek yalnıştır. Sorun ideolojik olarak yaratılmış ve bir mağduriyet alanı haline getirilerek islami ideolojinin tüm kadınlara yönelik bir ayrıştıma nesnesi olarak kullanılmaktadır. Kadınlar, örtülü ve örtüsüz ayrımına sürüklenerek kendi içlerinde ayrıştırılıyor. Erkek egemen eşitsiz düzene ve kültüre karşı ortak mücadele şanslarını olduğu gibi mevcut kazanımlarını da yitirmekle karşı karşıyalar.

Ancak sorunun niteliği bu olmasına karşın, yasaklamayı meşru kılmıyor. Laik sistemi korumak adına 12 Eylül uzantısı totaliter zihniyet yirmi yıldır iktidar muharebesinin türban üzerinden yürütülmesine yol açtı. Sonuçta gelinen yer siyasal islamın stratejik engelleri aştığı bir noktadır. İktidar olmuştur ve artık kendi devlet ve toplum projesini hayata geçirmektedir. Dolayısıyla, türban sorunu rejim sorunuyla özdeş hale gelmiş, kadının burada sadece bir araç olduğu ortaya çıkmıştır. Kurumların işleyişleri farklılaştırılarak bu farklılaşma kadın üzerinden, kadınla görünür kılınıyor.

Buna karşın “üniversitelerde türban yasağı” mantıklı bir gerekçeyle açıklanamaz. Bu yüzden bu yasak kaba (vulger) laisizmin fiyaskosudur. Çünkü, 18 yaşına gelmiş, oy kullanmak, bir partiye üye olmak gibi siyasi ve medeni haklara sahip genç kadınların ideolojik simge de olsa türban takmalarını yasaklamak özgürlük kavramıyla bağdaşmaz. Bu yüzden bu yasakçı anlayış kendi içinde de tutarsızdır. Şayet türbanın üniversitede serbest kalması, “laikliğin elden gitmesi” tehlikesini doğuruyorsa, en tutarlı yol üniversiteler dışında takılmasını da yasaklamak değil midir?

Peki ama sokağa türbanlı çıkmak istemedikleri halde babalarının, (başbakanın eşi gibi) ağabeylerinin, dedelerinin “örtülü” ya da “açık” baskısıyla, başlarını örtmek zorunda kalan genç kızların; türban takmak istemedikleri halde; yaşadıkları sokağın, apartmanın sakinlerince baskı altına alınan, türbansız sokağa çıktıklarında çatılan kaşlarla, tehdit kokan sözlerle karşılaşan genç kız ve kadınların; gittikleri okullarda din öğretmenlerinin, mecburen kaldıkları cemaat evlerinde cemaat ablaları ve ağabeylerinin “tatlı-sert” uyarılarıyla türban takmak zorunda bırakılan kız öğrencilerin; gelin gittikleri evlerde kocalarının, kayınpeder ve kayınvalidelerinin baskısıyla başını örtmek zorunda kalanların sorunu yasakla mı çözülecek? Bu kadınların özgürlüklerinden vazgeçtikleri söylenebilir mi? Dolayısıyla türban takmanın tersinden bir özgürlük sorunu yarattığını öne sürüp yasağın devamını bu gerekçeyle savunmak, türbanlı kadınları zorla ‘’özgürleştirmek’’ gibi bir misyona soyunmak demek değil midir? Evet, türban, inancı gereği örtünmeden çok kadınları tek-tipleştiren bir giysi, ideolojik bir simge. Bunun dini inançla ilgili olmadığını en yetkili ağızlar da söyledi. ‘’Bir kadının başını örtüp örtmemesi onun Müslümanlığa giriş şartı olarak hiçbir zaman algılanmamış sadece kendi dindarlığının bir tercihi olarak görülmüştür.’’ Bu söz, bu ve benzeri açıklamalarından ötürü görevinden alınan Diyanet İşleri Başkanına ait. Bu yüzden sorun demokratik tartışmaya bırakılarak bu yaklaşımın etkin olmasına zemin oluşturulmalıydı; oluşturulmalıdır. Erkek-egemen kültürü en katı biçimleriyle içeren siyasal islama karşı ideolojik ve kültürel mücadele verilmelidir.

Türbanın, islami toplum ve devlet inşa etme projesinin etkin bir ideolojik aracı olduğu bellidir. Ancak bununla mücadele adına otoriter yöntemler de, tersinden tarikat ve cemaatlerin işini kolaylaştırmış, toplumun islamizasyonuna ivme kazandırmıştır. Evet, kamu erkinin bütün inançlara ve inançsızlığa karşı eşit mesafede durması; belli bir inancın, özellikle de çoğunluk inancının (somut durumda sunni mezhebin) toplumsal yaşamda, farklı inançlar üzerinde tahakküm kurmasını engellemesi; doğrudan ve dolaylı baskı girişimlerine engel olması ve bu baskılara maruz kalma tehdidi altındaki kesimlerin her türlü hak ve özgürlüklerini güvence altına alması anlamında laiklik, demokrasinin olmazsa olmazları arasında yer alır. Fakat  “özgürlükçülük” için de aynı şey geçerlidir. Özgürlük, ideolojik niyet algılamasına göre kısıtlanamaz.

Bu noktada işin iktidar cephesine gelirsek… AKP iktidarının tutumu, meselenin ideolojik olduğu tespitine hak verir bir yaklaşım içerisindedir. Sorunu siyasi ve medeni hakları kullanabilir yaşa erişmiş genç kızların özgürlük sorunu olarak görmediği anlaşılıyor. Başbakanın ‘’velev ki türban siyasi bir simgedir, ne çıkar’’ sözü hatırlanacaktır. Açıkçası, nasıl 12 Eylülcülerden hesap soracağız, ülkeyi ileri demokrasiye taşıyacağız yalanıyla halkı kandırdılarsa özgürlük kavramını istismar ederek de bunu yapıyorlar. Çünkü ne başbakan ne de AKP sözcüleri, kamu erkinin bütün inançlara ve inançsızlığa karşı eşit mesafede durmasının gereği olarak kamu hizmeti alanında ve ilk ve ortaöğrenimde türban serbestisinin olmayacağını, olamıyacağını söylemiyor, muhalefetin bu yönde yasal ve anayasal güvence taleplerine rağmen. Oysa, iktidar, kendisine yönelik laik sistemi yoketme iddialarını bu güvenceyi vererek, çocukları zorunlu din derslerinde sunni asimilasyona tabi tutulan Alevlerin taleplerine, türbana gösterdiği yüksek hassasiyetin yarısını göstererek boşa çıkarabilirdi. Tam aksine, iktidar partisinin temsilcileri, meclise türbanla girme isteklerini dile getirdiler. Başbakandan sadece ‘’şimdi sırası değil’’ uyarısı aldılar. Yani koşulları olgunlaşınca o da olacak. Kısacası, AKP iktidarı, özgürlük ve demokrasi hamasetini kendi ideolojik amaçlarına yol açmak için kullanıyor.

İktidarın bu yaklaşımından güç alıp durumdan vazife çıkaran bazı siyasal islamcı dernekler ilköğretim öğrencilerini türbanla okula sokma eylemleri örgütllediler. Gerçi iktidar partisi bunu provokasyon olarak niteledi, ama bunun da sinsi bir yöntem olduğunu söylemek gerekir. Çünkü AKP’nin yöntemi, islami rejime yönelik adımları, radikal bir tazda değil, reformist yöntemlerle (takkiye ile), alıştıra alıştıra, tercih edilir hale getirerek yapma anlayışına sahip.

Başbakanın bu sorun üzerine yaptığı bir konuşma, iktidar partisinin niyetini açıkça ortaya koyuyor. ‘’Türbanı biz çözeriz’’ söylemiyle sorunu yeniden gündeme getiren Kılıçdaroğlu’nu hedef alan konuşmasında, ‘’onlara ihtiyacımız yok, mesele fiilen çözülüyor’’ cümlesini kullandı. Yani YÖK başkanının üniversitelerde türbanı serbest bırakan genelgesine arka çıktı. Belli ki, YÖK vasıtasıyla CHP’nin çözüm yaklaşımını fiili durum yaratarak etkisiz kılmak istediler. Ancak Erdoğan’’nın bu sözü bir başbakanın söylemi olamaz. Olsa olsa totaliter bir rejim kurmaya soyunmuş bir dictator adayının söylemi olabilir. Çünkü bu, ortada anayasa ve AİHM kararları dururken tam bir yasa-tanımazlıktır. Bu demektir ki bundan böyle farklı alanlarda da oldu-bittiler gündeme gelecek.
MEHMET ÖZGEN

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • MySpace
  • email
  • Live
  • Webnews.de
  • Add to favorites
  • FriendFeed
  • MyShare
  • Google Buzz
  • RSS

Yorum Yaz

About the Author

Displaying 1 Comments
Have Your Say
  1. Larwen says:

    Sindire sindire radikal islama dogru gidiyoruz.Ilk okula turbanla girmek ne demek oluyor ya yazik.

Leave a comment

XHTML: You can use these html tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>